{"id":890,"date":"2024-05-13T10:42:00","date_gmt":"2024-05-13T10:42:00","guid":{"rendered":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/?p=890"},"modified":"2024-05-13T10:42:00","modified_gmt":"2024-05-13T10:42:00","slug":"gazel-hakkinda-yeni-gorusler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/?p=890","title":{"rendered":"GAZEL HAKKINDA YEN\u0130 G\u00d6R\u00dc\u015eLER"},"content":{"rendered":"<p>GAZEL\u0130N TANIMI \u00dcZER\u0130NE YEN\u0130DEN D\u00dc\u015e\u00dcNMEK<br \/>\nMetin HAKVERD\u0130O\u011eLU<br \/>\nG\u0130R\u0130\u015e<br \/>\nT\u00fcrk gen\u00e7li\u011fi ad\u0131na y\u0131llard\u0131r gazel, \u201ca\u015fk, \u015farap, kad\u0131n ve e\u011flence\u201d \u015fiiri olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Acaba bu tan\u0131mla kar\u015f\u0131la\u015fan gen\u00e7 nesil bu naz\u0131m \u015feklini do\u011fru alg\u0131layabiliyor mu? Bu tan\u0131mda ge\u00e7en a\u015fk\u0131, \u015farab\u0131, kad\u0131n\u0131 ve e\u011flenceyi hangi ba\u011flamda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor? Ger\u00e7ek anlam\u0131 ile mi, yoksa divan \u015fiirinin d\u00fcnyas\u0131ndaki ikincil, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcl veya tasavvuf\u00ee anlam\u0131 ile mi?<br \/>\nGazel t\u00fcm Do\u011fu edebiyat\u0131nda en sevilen naz\u0131m \u015fekli olma \u015ferefine eri\u015fmi\u015fken, b\u00fct\u00fcn ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, \u201cBa\u015fka t\u00fcrlerde bir tek beyti bile bulunmayan kimi \u015fairler, \u00e2\u015f\u0131k\u00e2ne duygular\u0131n anlat\u0131lmas\u0131na uygunlu\u011fu dolay\u0131s\u0131yla gazel t\u00fcr\u00fcnde pek \u00e7ok \u015fiir s\u00f6ylemi\u015flerdir.\u201d(Dil\u00e7in, 2011: 78) derken, bu naz\u0131m \u015feklinin tan\u0131m\u0131nda bu kadar yavan kal\u0131nmas\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r gibi de\u011fildir.<br \/>\nT\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde okuyan \u00fcniversite \u00f6\u011frencileri aras\u0131nda dahi bu naz\u0131m \u015feklinin tan\u0131m\u0131nda kullan\u0131lan bu kavramlar hakk\u0131nda ikincil anlam sorgulamas\u0131 yapanlar\u0131n \u00e7ok az oldu\u011fu, bilinen bir ger\u00e7ektir. Lise bilgileri ile bu b\u00f6l\u00fcmlere gelen \u00f6\u011frenciler y\u0131llarca duyduklar\u0131 bu kli\u015fe tan\u0131m\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmakta zorlanmaktad\u0131rlar.<br \/>\nLise 10. s\u0131n\u0131f T\u00fcrk dili ve edebiyat\u0131 kitaplar\u0131nda son y\u0131llarda gazelin tan\u0131m\u0131 yerine bu naz\u0131m \u015feklinin \u00f6zelliklerini hissettirmeye \u00e7al\u0131\u015fan bir yakla\u015f\u0131m g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. \u00d6\u011frenciye bir gazel ile bir ko\u015fmay\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak bu naz\u0131m \u015fekillerini tan\u0131ma imk\u00e2n\u0131 haz\u0131rlamak gayet g\u00fczel bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olmas\u0131na ra\u011fmen, haz\u0131rlanan testlerde yine eski tan\u0131ma d\u00f6n\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fclmektedir.<br \/>\n\u201cGazel ve ko\u015fman\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ile ilgili a\u015fa\u011f\u0131daki yarg\u0131lardan hangisi yanl\u0131\u015ft\u0131r? (1993-\u00d6YS): E)(\u015f\u0131kk\u0131) Gazelin konusu sevgilinin g\u00fczelli\u011fi, a\u015fk ve \u015farap; ko\u015fmalar\u0131n ise genellikle a\u015fk, sevgi ve do\u011fa g\u00fczellikleridir.\u201d(Y\u0131lmaz ve Ba\u015faran,  2017: 115) \u015feklinde verilen bu soru ile eski tan\u0131m tekrarlanmaktad\u0131r. \u00d6\u011frenciler t\u00fcm hayatlar\u0131 boyunca bu tan\u0131mdaki eksikli\u011fin etkisinde kalmakta ve gazeli yanl\u0131\u015f veya eksik tan\u0131maktad\u0131rlar.<br \/>\nA\u00e7\u0131k ve net s\u00f6ylemek gerekirse, gazel naz\u0131m \u015fekli ile atalar\u0131m\u0131z\u0131n hayat felsefesi ve e\u011flence anlay\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki ilgi do\u011fru yans\u0131t\u0131labiliyor mu; yoksa baz\u0131 kavramlar bilinmedi\u011fi i\u00e7in toplumumuzdaki asgar\u00ee e\u011fitim alm\u0131\u015f bir vatanda\u015f bu hususta aldanabilmekte midir? Bir yanl\u0131\u015f anlama s\u00f6z konusu ise bunda biz eski T\u00fcrk edebiyat\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n bir dahli s\u00f6z konusu mudur?<br \/>\nYukar\u0131daki sorular\u0131n bir tek cevab\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 kesindir; ancak bu meselenin ister ilahiyat ister edebiyat alan\u0131nda olsun irdelenmesi ve tatmin edici cevaplar\u0131n verilmesi \u015fartt\u0131r.<br \/>\nGazelin tan\u0131m\u0131ndaki kavramlar hakk\u0131nda kafa yoran ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ya\u015fad\u0131klar\u0131 ve bir grubun \u201c\u015eair ger\u00e7ek d\u00fcnyadan, ger\u00e7ek a\u015ftan, ger\u00e7ek hayattaki bir kad\u0131ndan ve ger\u00e7ek \u015faraptan bahsetmektedir.\u201d dedi\u011fini g\u00f6rebilmekteyiz. Bir ba\u015fka grup ise \u201c\u015eair asl\u0131nda d\u00fcnya \u00f6tesi bir \u00e2lemden, ilah\u00ee a\u015fktan, ilah\u00ee bir g\u00fczellikten ve ilah\u00ee a\u015fk \u015farab\u0131ndan bahsetmektedir.\u201d demektedir. Bu iki grubun birbirini su\u00e7lay\u0131c\u0131 ifadelerle ele\u015ftirmesi, bir medeniyet in\u015fa eden naz\u0131m \u015feklinin kesin delillerle anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 ve yeni nesle aktar\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemektedir. Divanlarda en b\u00fcy\u00fck yeri i\u015fgal eden bu naz\u0131m \u015fekli, herhalde bo\u015funa bu kadar sevilmemi\u015ftir ve bo\u015funa bu kadar ilgi g\u00f6rmemi\u015ftir.<br \/>\nGazeli tan\u0131mlarken kullan\u0131lan kavramlar hususunda g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz \u00f6rnek beyit a\u00e7\u0131klamalar\u0131 ile ortaya konacakt\u0131r; ancak ba\u015ftan s\u00f6ylemek gerekir ki bu iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ortas\u0131n\u0131 bulmak gibi bir kayg\u0131m\u0131z s\u00f6z konusu de\u011fildir. Do\u011fru bir tanedir; fakat bir kavram do\u011fru ifade edilirken yar\u0131m b\u0131rak\u0131l\u0131rsa yanl\u0131\u015f anlamlara sebep olabilir. Gazelin sadece bu d\u00fcnyadaki a\u015fk\u0131, \u015farab\u0131, kad\u0131n\u0131, e\u011flenceyi anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek do\u011fru de\u011fildir; do\u011frunun k\u00fc\u00e7\u00fck bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Veya sadece \u0130lahi a\u015fk\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmak da do\u011fru de\u011fidir. \u0130\u015fte bu yar\u0131m bilgi veya y\u00fczeysel a\u00e7\u0131klama bir medeniyetin yanl\u0131\u015f yans\u0131t\u0131lmas\u0131na, gen\u00e7 nesil taraf\u0131ndan yanl\u0131\u015f yorumlanmas\u0131na neden olmaktad\u0131r.<br \/>\nBu noktada bizim verece\u011fimiz \u00f6rnek beyit a\u00e7\u0131klamalar\u0131, gazelin ve gazelin tan\u0131m\u0131nda ge\u00e7en kavramlar\u0131n en geni\u015f \u015fekliyle anla\u015f\u0131lmas\u0131 amac\u0131na matuf olacakt\u0131r. Bu konuda iki grup ara\u015ft\u0131rmac\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftik, biz o gruplar\u0131n temsilcilerinin adlar\u0131n\u0131 verip tart\u0131\u015fma yaratmak yerine as\u0131l i\u015fimizi yap\u0131p gazelin g\u00fczelli\u011fini, derinli\u011fini ve bir medeniyet in\u015fas\u0131n\u0131n malzemesi oldu\u011funu ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<br \/>\nAra\u015ft\u0131rman\u0131n amac\u0131 ve \u00d6nemi<br \/>\nS\u00fcbjektif bir g\u00f6zlemimizi dile getirerek gazelin nas\u0131l yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m. \u015eiir zevki olan pek \u00e7ok insan\u0131n masas\u0131nda gazellerden al\u0131nm\u0131\u015f beyitler g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu beyitler genellikle -o ki\u015finin kendi hayat felsefesi do\u011frultusunda- \u015faraptan ve \u015farap i\u00e7menin g\u00fczelli\u011finden bahseder. Yani bir gazelden al\u0131nm\u0131\u015f; ancak o ki\u015finin hayat felsefesine uygun yorumlanan beyitlerdir:<br \/>\nSun s\u00e2gar\u0131 s\u00e2k\u00ee ba\u00f1a mest\u00e2ne dis\u00fcnler<br \/>\nUslanmad\u0131 gitdi g\u00f6r o d\u00eev\u00e2ne dis\u00fcnler<br \/>\nPeym\u00e2nesini her ki\u015fi toldurmada bunda<br \/>\n\u015eimden gir\u00fc bu meclise meyh\u00e2ne dis\u00fcnler<br \/>\n(Kavruk, 2011:116; Cengiz, 1983:496)<br \/>\n\u015eeyh\u00fclislam Yahya\u2019n\u0131n bu dizeleri de o masalar\u0131 s\u00fcsleyen \u015fiirlerdendir. Bakal\u0131m ger\u00e7ekten Yahya bu beyitlerinde hangi sagardan (kadehten), hangi s\u00e2k\u00eeden (i\u00e7ki sunan g\u00fczelden), hangi meyhaneden, hangi a\u015fktan, hangi divaneden bahsetmektedir.<br \/>\nDivan \u015fiiri semboller \u00fczerine kurulu bir edebiyat ak\u0131m\u0131d\u0131r. Bu ak\u0131m on y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemlere de\u011fil, y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k derinli\u011fe sahiptir. Bir \u015fiir medeniyeti olan Do\u011fu toplumu, divan \u015fiiri ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz sekiz y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir birikimin sonucunda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu birikimin en \u00f6nemli temsilcilerinden olan \u015eeyh\u00fclislam Yahya da bu sembollerden birini, s\u00e2gar\u0131 bu \u015fiirinde kullanmaktad\u0131r. S\u00e2gar yani kadeh, divan \u015fiirinde ne anlama gelir, izah edelim:<br \/>\n\u201cS\u00e2gar\u201d, kadeh demektir. \u00d6zellikle i\u00e7ki i\u00e7ilen kadehe sagar denir. Pekiyi, bir \u015feyh\u00fclislam ilk anlam\u0131yla \u015funu mu demi\u015ftir? \u201cEy i\u00e7ki sunan g\u00fczel kad\u0131n, bana i\u00e7ki kadehini sun, i\u00e7eyim; b\u0131rak ba\u015fkalar\u0131 sarho\u015fun biri desinler. Uslanmad\u0131 gitti g\u00f6r\u00fcyor musun o deli divane, desinler.\u201d Devri, devrin \u015fartlar\u0131n\u0131, \u015fairi, \u015fairin makam\u0131n\u0131; toplumun bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131, \u015farab\u0131n bu toplumdaki yerini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde bu s\u00f6z\u00fcn ilk anlam\u0131 ile anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n imk\u00e2ns\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Gariptir, pek \u00e7ok eski T\u00fcrk edebiyat\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131s\u0131 dahi bu s\u00f6zleri yukar\u0131daki gibi a\u00e7\u0131klay\u0131p b\u0131rakabilmekte ve bunu \u015fairin rind bir ruha sahip olmas\u0131na ba\u011flayabilmektedir. Bir \u015feyh\u00fclislam\u0131n i\u00e7ki kadehini elinden b\u0131rakmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve mest, sarho\u015f olmay\u0131 arzu etti\u011fini s\u00f6yleyebilmektedirler.<br \/>\nBu noktada Prof. Dr. \u00c2mil \u00c7elebio\u011flu\u2019nun itirazlar\u0131 hakl\u0131 bir \u015fekilde g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Sembolleri ger\u00e7eklerle kar\u0131\u015ft\u0131ran bug\u00fcnk\u00fc ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar maalesef, bir medeniyet kuran gazelin ger\u00e7ek de\u011ferini kavrayamamaktad\u0131rlar.<br \/>\nS\u00e2gar, kadehtir; ancak kadehle kastedilen \u015fairin kalbidir, g\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. Bu kalp dolu bir kadeh olarak elest bezminde \u015faire sunulmu\u015f ve bu kadehin asla bo\u015f kalmamas\u0131 gerekti\u011fi s\u00f6ylenmi\u015ftir. Kalp kadehi daima a\u015fk \u015farab\u0131 ile dolu olmal\u0131d\u0131r, yani \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131n kalbi daima sevdi\u011finin a\u015fk\u0131 ile dolu olmal\u0131d\u0131r. O a\u015fktan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey o kalpte yer almamal\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte en saf sevgiler, a\u015fklar bu ger\u00e7ek \u00fczerine kurulmu\u015ftur: Kalbin yani s\u00e2gar\u0131n daima \u015farapla yani a\u015fkla dolu olmas\u0131. Bu ger\u00e7e\u011fi ister bir kad\u0131n\u0131n erke\u011fe sevgisi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ister kulun Tanr\u0131ya sevgisi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ayn\u0131d\u0131r. Hi\u00e7bir sevgili, kendisini sevenin kalbinde ba\u015fka birinin sevgisini g\u00f6rmek istemez. Bu tabiata ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Bu ba\u011flamda, Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 ve Tanr\u0131 olarak yaln\u0131zca kendisini sevmesi i\u00e7in bir kalp verdi\u011fi insan da oraya ba\u015fka bir put koymamal\u0131d\u0131r. Yani kalp kadehi daima a\u015fk \u015farab\u0131 ile dolu olmal\u0131d\u0131r. \u0130nsan\u0131n kalbi de daima Allah a\u015fk\u0131 ile dolu olmal\u0131d\u0131r ve bu kadeh hi\u00e7 bo\u015f kalmamal\u0131d\u0131r. Herhangi bir bo\u015fluk, kadehin i\u00e7ine havan\u0131 dolmas\u0131 demektir. Yani bu durumda heva ve heves kalbe yerle\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u015eair daima kendisini en \u00fcst\u00fcn \u00e2\u015f\u0131k, en \u00fcst\u00fcn m\u00fcmin, en \u00fcst\u00fcn dervi\u015f ve hatta Hallac-\u0131 Mansur\u2019dan daha \u00fcst\u00fcn bir fenafillah yolcusu olarak g\u00f6r\u00fcr. Yani onun kalp kadehine asla d\u00fcnya hevesi giremez; \u00e7\u00fcnk\u00fc oras\u0131 tamamen Allah a\u015fk\u0131 ile a\u015fk \u015farab\u0131 ile doludur.<br \/>\nKadehi hep dolu olan insan\u0131n sarho\u015f olmas\u0131 gayet do\u011fald\u0131r. \u00c2\u015f\u0131k da, kalp kadehi Allah a\u015fk\u0131 ile dolu oldu\u011fu i\u00e7in adeta kendisinden ge\u00e7mi\u015f, b\u00fcy\u00fck bir hayranl\u0131k i\u00e7inde sema etmektedir. Mestane olan bir insan\u0131n kalbinde \u015faraptan, Allah a\u015fk\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey kalmam\u0131\u015f oldu\u011fu i\u00e7in o, art\u0131k d\u00fcnyevi arzulardan kurtulmu\u015f huzur i\u00e7indedir. D\u00fcnyev\u00ee her t\u00fcrl\u00fc kayg\u0131, sevgi, h\u0131rs, tamah, arzu, \u015fehvet, mevki, makam, gelecek endi\u015fesi, zevk ve bu zevklerin kaybedilme korkusu kalp kadehini i\u015fgal eden \u015farap d\u0131\u015f\u0131 maddelerdir. Kalp, yani s\u00e2gar sadece \u015farap, yani Allah sevgisi i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015fken bu pisliklerle dolmas\u0131 ne b\u00fcy\u00fck haks\u0131zl\u0131kt\u0131r. Kalbine \u015farap haricinde ba\u015fka sevgiler dolduran insan ne b\u00fcy\u00fck bir bahts\u0131zd\u0131r.<br \/>\nKadehini a\u015fk ile doldurup divane olanlarsa bu yolun en bahtl\u0131lar\u0131d\u0131r. Mecnun, Hallac-\u0131 Mansur gibiler bu konuda birer sembol isimdir. Ancak \u015fairler bazen onlardan daha y\u00fcksek mertebede olduklar\u0131n\u0131 \u00eem\u00e2 etmekten de kendilerini alamazlar.<br \/>\nMende Mecn\u00fbndan f\u00fcz\u00fbn \u2018\u00e2\u015f\u0131kl\u0131k isti\u2018d\u00e2d\u0131 var<br \/>\n\u2018\u00c2\u015f\u0131k-\u0131 s\u00e2d\u0131k menem Mecn\u00fbnun ancak ad\u0131 var<br \/>\n(Tarlan, 1998: 275)<br \/>\nFuz\u00fbl\u00ee bu beytinde Mecnun\u2019dan da \u00fcst\u00fcn bir delili\u011fe sahip oldu\u011funu, yani kalp kadehinin a\u011fz\u0131na kadar a\u015fkla dolu oldu\u011funu, bu y\u00fczden halk\u0131n kendisini Mecnun\u2019dan daha deli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirtmektedir.<br \/>\nG\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi s\u00e2gar denildi\u011fi zaman \u015fairin kast\u0131 \u00e7ok daha derin ve \u00e7ok daha farkl\u0131d\u0131r. Beytin ilk anlam\u0131 ile bu anlam\u0131 aras\u0131ndaki taban tabana z\u0131t durumu ancak sembolleri yerine koyanlar fark edebilir.<br \/>\nBu sembolleri \u015eeyh\u00fclislam Yahya d\u00f6neminde de anlamayan veya anlamak istemeyen yobazlar, zahitler, vaizler \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Unutmamak gerekir ki \u0130slam\u2019\u0131n halifesinin (IV. Murat\u2019\u0131n) yan\u0131nda, t\u00fcm d\u00fcnya M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131n \u015feyh\u00fclislam\u0131n\u0131n (Yahya\u2019n\u0131n) ne dedi\u011fini herkes inceden inceye tartar ve sigaya \u00e7eker. E\u011fer bu \u015fiirden anlayanlar s\u00f6yledi\u011fimiz anlamlara vak\u0131f olmasalard\u0131, ba\u015fta padi\u015fah olmak \u00fczere, b\u00fcy\u00fck bir kitleden tepki g\u00f6r\u00fcrlerdi. Sadece birka\u00e7 yobaz ve cahil zahitten ele\u015ftiri gelmesi, Osmanl\u0131 halk\u0131n\u0131n bu \u015fiirin derin anlamlar\u0131n\u0131 kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<br \/>\nBu benzetmeleri, sembolleri ger\u00e7ek anlam\u0131 ile (d\u00fcnyev\u00ee anlam\u0131 ile) kullan\u0131p a\u015fk, \u015farap, kad\u0131n ve e\u011flencenin d\u00fcnyev\u00ee y\u00f6n\u00fcn\u00fc hem ya\u015fayan hem de anlatan \u015fairler hi\u00e7 yok mudur, elbette ki vard\u0131r. Bu durumun bir istisna oldu\u011fu ise a\u00e7\u0131k bir ger\u00e7ektir. Bu tip \u015fairler bile a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yleyemedikleri i\u00e7ki m\u00fcptelal\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu remizlerin arkas\u0131na s\u0131\u011f\u0131narak anlatm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\nBa\u015fta da dedi\u011fimiz gibi, as\u0131l yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lan husus \u015fairlerin kahir ekseriyetinin gazellerinde, ger\u00e7ekten \u015farab\u0131 methetmi\u015f olmalar\u0131n\u0131n san\u0131lmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nPeym\u00e2nesini her ki\u015fi toldurmada bunda<br \/>\n\u015eimden gir\u00fc bu meclise meyh\u00e2ne dis\u00fcnler<br \/>\nBeytine geldi\u011fimizde art\u0131k sembollerden daha kolay bahsedebiliriz ve meyhane \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyh\u00fclislam ile kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 hemen s\u00f6yleyebiliriz.<br \/>\nMeyhane, divan \u015fiirinde tekkenin sembol\u00fcd\u00fcr; fakat yukar\u0131daki beyitte bakal\u0131m hangi anlamlar\u0131 da \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor?<br \/>\n\u015eair, herkesin burada peymanesini yani kadehini doldurmakta oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor ve ekliyor, mademki herkes burada kadeh dolduruyor bu meclisin- baz\u0131 varyantlarda mescidin- ad\u0131na meyhane denilsin. Evet, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ile bu beyit bunlar\u0131 ifade ediyor; ancak bir de divan \u015fiiri d\u00fcnyas\u0131ndan ayn\u0131 s\u00f6zleri anlamaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m:<br \/>\nDemi\u015ftik ki insano\u011flu bu d\u00fcnyaya bir kadeh ile yani bir kalp-g\u00f6n\u00fcl kadehi ile gelmi\u015ftir. Bu kalp kadehi do\u011fal olarak dolu tutulmal\u0131d\u0131r. Nas\u0131l ki meyhanede kadehler hep dolduruluyorsa kalp kadehi de Allah a\u015fk\u0131 ile a\u011fz\u0131na kadar dolu tutulmal\u0131d\u0131r. Kadehteki herhangi bir bo\u015fluk i\u00e7ine hava dolmas\u0131na sebep olur, i\u015fte o hava, heva v\u00fc hevestir. Bu da kalp kadehine Allah sevgisi haricinde bir \u015feylerin dolmas\u0131 anlam\u0131na gelir.<br \/>\nMademki Allah sadece m\u00fcmin kalbine s\u0131\u011far, mademki kalp yaln\u0131z onu zikretmekle mutmain olur ve mademki sevgili biricik olmal\u0131d\u0131r; o halde kalp kadehi de sadece onun a\u015fk\u0131 ile dolu olmal\u0131d\u0131r. Bir \u00e2\u015f\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, sevgilisine \u015f\u00f6yle diyor: \u201cSevgilim seni sonsuz bir a\u015fkla seviyorum, ancak iki ki\u015fiyi daha seninle birlikte ayn\u0131 sonsuz a\u015fkla sevdi\u011fimi de bilmeni isterim.\u201d Yani \u00e2\u015f\u0131k sevgilisine ba\u015fkalar\u0131na da \u00e2\u015f\u0131k oldu\u011funu itiraf etmektedir. Bu c\u00fcmle ile kar\u015f\u0131la\u015fan ka\u00e7 kad\u0131n \u201c\u00c7ok sevindim, demek ki biricik de\u011filim.\u201d der. Di\u011fer taraftan ka\u00e7 erkek ayn\u0131 durumdan memnun olup, \u201cSevdi\u011fim kad\u0131n benden ba\u015fka iki ki\u015fiye \u00e2\u015f\u0131k, ne kadar g\u00fczel!\u201d der. Bu s\u00f6zlerin hepsi yarat\u0131l\u0131\u015fa ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Mecnun, Leyla\u2019s\u0131n\u0131 kimseyle payla\u015fmak istemez. O halde Allah a\u015fk\u0131 dolsun diye yarat\u0131lan dervi\u015fin kalbine (tanr\u0131 olarak) ba\u015fka sevdalar\u0131n girmesi, m\u00fcminin kalbini d\u00fcnya heveslerinin i\u015fgal etmesi nas\u0131l kabul edilebilir?<br \/>\n\u0130\u015fte bu d\u00fcnya mescidine\/meclisine gelen m\u00fcminler, kalp kadehlerini s\u00fcrekli Allah a\u015fk\u0131yla, a\u015fk \u015farab\u0131 ile doldurmaktad\u0131rlar. O halde bundan sonra bu d\u00fcnya meclisine meyhane dense yeridir.<br \/>\nBir ger\u00e7e\u011fin daha alt\u0131 \u00e7izilmelidir, d\u00fcnyada dolmayan kadehin ahirette doldurulma ihtimali yoktur. Yani bunda\/ burada\/ d\u00fcnyada kalbimizi Allah a\u015fk\u0131 ile doldurduk doldurduk, yoksa di\u011fer d\u00fcnyada art\u0131k o sayfa kapanm\u0131\u015f olacakt\u0131r. Bu durumda,<br \/>\nPeym\u00e2nesini her ki\u015fi toldurmada bunda<br \/>\n\u015eimden gir\u00fc bu meclise meyh\u00e2ne dis\u00fcnler<br \/>\nbeytinde \u015fair, basit bir anlat\u0131mla ve ger\u00e7ek anlam\u0131yla \u201cMademki herkes burada kadeh dolduruyor, o halde bu meclise\/ mescide bundan sonra meyhane desinler.\u201d demi\u015f ve b\u0131rakm\u0131\u015f olabilir mi? G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi divan \u015fiiri k\u00fclt\u00fcr\u00fc bunu imk\u00e2ns\u0131z k\u0131lmaktad\u0131r.<br \/>\n\u015eeyh\u00fclislam Yahya\u2019dan daha ince, k\u0131r\u0131lgan ve mutasavv\u0131f bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015eeyh Galib bir gazelinde yine \u015faraptan, a\u015fktan, \u00e2\u015f\u0131ktan bahsetmektedir. Bir de onun \u015farab\u0131 nas\u0131l anlad\u0131\u011f\u0131na bakal\u0131m.<br \/>\nGehi z\u00eer-i serde dest\u00ee geh ay\u00e2g\u0131 koltugunda<br \/>\nD\u00fc\u015fe kalka haste-i gam der-i lutf-\u0131 y\u00e2re d\u00fc\u015fdi<br \/>\n(G\u00f6lp\u0131narl\u0131, 1988: 78)<br \/>\n\u015eeyh G\u00e2lib\u2019e \u015farho\u015flar\u0131 \u00f6ven bir \u015fairdir dedirtebilecek bu beytin ilk anlam\u0131 \u015fudur: \u201cBazen eli ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131nda bazen de aya\u011f\u0131 koltu\u011funda, gam hastas\u0131 olan \u00e2\u015f\u0131k d\u00fc\u015fe kalka sevgilinin l\u00fctuf kap\u0131s\u0131na geldi.\u201d \u015eair tuhaf bir manzara \u00e7izmektedir, ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131nda eli olan yani d\u00fc\u015f\u00fcnceli d\u00fc\u015f\u00fcnceli ilerleyen bir \u00e2\u015f\u0131k s\u00f6z konusudur. Ayn\u0131 kelimeler \u015f\u00f6yle de anla\u015f\u0131labilir, ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131nda testi olan, yani \u015farap testisini yast\u0131k yapan ve ondan hi\u00e7 ayr\u0131lmayan, sarho\u015f bir \u00e2\u015f\u0131k s\u00f6z konusudur. Devam\u0131 da ayn\u0131 \u015fekilde iki yoruma m\u00fcsaittir. Aya\u011f\u0131 koltu\u011funun alt\u0131nda olarak ilerleyen bir \u00e2\u015f\u0131k portresi. Bu da ilgin\u00e7 hatta sa\u00e7mad\u0131r; insan aya\u011f\u0131n\u0131 koltu\u011funun alt\u0131na al\u0131p nas\u0131l ilerler? Burada da ayak kelimesinin \u201ckadeh\u201d oldu\u011funu bilmemiz gerekmektedir. Yani kadehini de koltu\u011funun alt\u0131ndan hi\u00e7 ay\u0131rmayan sarho\u015f bir \u00e2\u015f\u0131k anlat\u0131lmaktad\u0131r. Aya\u011f\u0131 koltu\u011fundaki tuhaf durum, ayn\u0131 zamanda \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131n peri\u015fan ve anlat\u0131lamayacak kadar karma\u015f\u0131k halde oldu\u011funu \u00eem\u00e2 etmektedir. \u0130\u015fte bu halde, \u015farap testisi s\u00fcrekli ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131nda ve kadehi her daim koltu\u011funun alt\u0131nda olan \u00e2\u015f\u0131k, sevgilisinin l\u00fctuf kaps\u0131na gelip y\u0131k\u0131ld\u0131.<br \/>\nGer\u00e7ek hayatta b\u00f6yle \u00e2\u015f\u0131klar bulunur mu? Evet. Pekiyi \u015fair sadece bu manzaray\u0131 anlatmak i\u00e7in mi bu kadar u\u011fra\u015fm\u0131\u015ft\u0131r? Hay\u0131r.<br \/>\n\u015eeyh G\u00e2lib gibi bir Mevlev\u00ee \u015feyhi bu manzaray\u0131 \u201cne kadar g\u00fczel bir hal!\u201d diye tasvir etmez, edemez. Bu beyti divan \u015fiiri k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile yorumlarsak \u015f\u00f6yle bir manzara g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serilir: Allah a\u015fk\u0131 ile yanan, hasta olan, kendisinden ge\u00e7en dervi\u015f\/m\u00fcmin\/\u00e2\u015f\u0131k yan\u0131ndan hi\u00e7 ay\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 a\u015fk \u015farab\u0131 testisi ve o \u015farapla s\u00fcrekli dolu tuttu\u011fu kadehiyle sevgilinin kap\u0131s\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fc. Yani kalp kadehi \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131n, m\u00fcminin, dervi\u015fin daima sol koltu\u011funun alt\u0131nda ve a\u015fkla\/ imanla doludur. Onun gece g\u00fcnd\u00fcz yan\u0131ndan ay\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 a\u015fk \u015farab\u0131 da ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki yast\u0131k gibi olmu\u015f a\u015fk \u015farab\u0131 testisidir. Bu halde, dervi\u015f Allah a\u015fk\u0131 ile sarho\u015f, mest, hayran bir \u015fekilde ahirete, Allah\u2019\u0131n huzuruna vard\u0131.<br \/>\nTekrar etmek gerekirse, bu beyitten \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m\u0131z ilk anlam ile bir sarho\u015fu \u00f6ven \u015fair mi daha mant\u0131kl\u0131d\u0131r, yoksa sonradan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m\u0131z anlam\u0131 kasteden bir \u015fair mi? \u015eeyh G\u00e2lib\u2019in hayat\u0131ndan az \u00e7ok haberdar olan bir okurun ikinci anlam\u0131 daha mant\u0131kl\u0131 bulaca\u011f\u0131 \u00e2\u015fik\u00e2rd\u0131r.<br \/>\nBir \u00f6rnek de Fuz\u00fbl\u00ee\u2019den vermek ve bu konuda Hasibe Maz\u0131o\u011flu\u2019nun bir c\u00fcmlesini nakletmek yerinde olacakt\u0131r. Hasibe Maz\u0131o\u011flu, Fuz\u00fbl\u00ee\u2019nin \u015farab\u0131 bir m\u00fcddet her \u015feyi unutmak i\u00e7in ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bir liman olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve bu ka\u00e7\u0131\u015f\u0131n rindlik felsefesinden dolay\u0131 do\u011fal oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir: \u201cO, \u00e7erhin fenal\u0131klar\u0131ndan, tali\u2018inin ve a\u015fk\u0131n kendisine \u00e7ektirdi\u011fi elemlerden ara s\u0131ra kurtulmak ister. \u015earap, \u015fairi bir m\u00fcddet bu elemlerden uzakla\u015ft\u0131r\u0131r.\u201d(Maz\u0131o\u011flu, 1956: 90)<br \/>\nMaz\u0131o\u011flu\u2019nun \u00f6rnek olarak verdi\u011fi beyitlerden birisi \u015fudur:<br \/>\nEy Fuz\u00fbl\u00ee zehr-i kahr ile doludur t\u00e2s-\u0131 \u00e7erh<br \/>\n\u00c7ekmez anu\u0148 kahr\u0131n\u0131 her kim \u00e7eker bir dolu t\u00e2s<br \/>\n(Aky\u00fcz, 2000:191)<br \/>\nBu beytin de birincil anlam\u0131 tabiidir ki \u015farab\u0131 ve onu i\u00e7eni \u00f6vecektir. Nitekim \u015fair, bu d\u00fcnya, \u00e7ark-\u0131 fele\u011fin tas\u0131, kah\u0131r zehri ile doludur; her kim bir kadeh \u015farap \u00e7ekerse, i\u00e7erse o zehrin kahr\u0131n\u0131 \u00e7ekmez, demektedir.<br \/>\nBu anlam, yukar\u0131da izah etti\u011fimiz hususlarla ne kadar da \u00f6rt\u00fc\u015fmektedir. Bu d\u00fcnya denilen \u00e2lem elem, keder ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n zehri ile doludur. Ziya Pa\u015fa\u2019n\u0131n dedi\u011fi gibi,<br \/>\n\u00c2s\u00fbde olan dersen e\u011fer gelme cih\u00e2ne<br \/>\nMeyd\u00e2ne d\u00fc\u015fen kurtulmaz seng-i kaz\u00e2dan<br \/>\nD\u00fcnya rahat edilen bir yer de\u011fildir. Bunun temel nedeni de divan \u015fiirinde a\u00e7\u0131k ve net ortaya konmu\u015ftur: As\u0131l yurdundan ayr\u0131 olan bir insan, gurbette ne kadar rahats\u0131z olursa insano\u011flu da as\u0131l yurdu cennetten ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnden beri n\u00e2-rahat bir ruhtur. Burada sevgiliden ayr\u0131 olman\u0131n ac\u0131s\u0131 ile mutlulu\u011fu bulmak imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Ayr\u0131ca d\u00fcnyan\u0131n as\u0131l zehri bal h\u00fckm\u00fcndedir, yani aldat\u0131c\u0131 bir lezzete sahiptir. Sevgiliden ayr\u0131 olmay\u0131 kabullenen bir \u00e2\u015f\u0131k art\u0131k \u00e2\u015f\u0131kl\u0131k vasf\u0131n\u0131 kaybetmi\u015ftir. \u00c2\u015f\u0131k yerine m\u00fcmini koyarsak, Allah\u2019\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi, kalbinin biricik sahibini d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi b\u0131rak\u0131p d\u00fcnyaya kap\u0131lm\u0131\u015f bir m\u00fcmin art\u0131k m\u00fcmin de\u011fildir. O ki\u015fi i\u00e7in bu d\u00fcnya, d\u00fcnya hevesleri, d\u00fcnya dertleri, rakip, sufi, vaiz, kendisini k\u0131nayanlar birer dert de\u011fil de nedir?<br \/>\nBu durumda \u015fair,<br \/>\nEy Fuz\u00fbl\u00ee zehr-i kahr ile doludur t\u00e2s-\u0131 \u00e7erh<br \/>\n\u00c7ekmez anun kahr\u0131n\u0131 her kim \u00e7eker bir dolu t\u00e2s<br \/>\nderken, d\u00fcnya dertlerini \u00e7ekme bir kadeh dolusu Allah a\u015fk\u0131n\u0131 yudumla, i\u015fte ger\u00e7ek mutluluk budur, demektedir.<br \/>\nMaz\u0131o\u011flu\u2019nun bu anlam\u0131 bildi\u011fi kesindir, ancak yukardaki c\u00fcmleye \u201cBirincil anlam\u0131 budur, di\u011fer anlam\u0131 ise \u015fudur\u201d demesi, yukar\u0131da bahsetti\u011fimiz divan \u015fiirine y\u00fczeysel bakanlar\u0131n yanl\u0131\u015f anlamas\u0131n\u0131 \u00f6nleyecekti. Tam tersine sonraki \u00f6rneklerde, \u015fairin rindlik felsefesi nedeni ile s\u00e2kiye, \u015faraba, sarho\u015flu\u011fa meyyal oldu\u011fu anlat\u0131lmaktad\u0131r: \u201cFuz\u00fbl\u00ee, \u015fiirlerinde s\u00e2k\u00eeden, \u015faraptan, sarho\u015fluktan bahsederek divan \u015fiirinin hayat hakk\u0131ndaki k\u00f6t\u00fcmser g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7erisinde teselli bulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Fuz\u00fbl\u00ee\u2019nin \u015fiirlerinde bu rind cephe olduk\u00e7a kuvvetlidir.\u201d(Maz\u0131o\u011flu, 1956: 91)<br \/>\nS\u00e2k\u00ee kerem it \u015far\u00e2b-\u0131 g\u00fcl-f\u00e2m y\u00fcr\u00fct<br \/>\nG\u00fcl-f\u00e2m \u015far\u00e2ba virme \u00e2r\u00e2m y\u00fcr\u00fct<br \/>\nBeyti de \u00f6rnek verilir. Bu beytin ilk anlam\u0131 \u015f\u00f6yle verilebilir: Ey s\u00e2ki, kerem et de g\u00fcl renkli, k\u0131rm\u0131z\u0131 \u015farap dolu kadehi \u00f6n\u00fcm\u00fcze s\u00fcr, y\u00fcr\u00fct. G\u00fcl renkli \u015faraba fas\u0131la verme, onu az az verme s\u00fcrekli doldur.<br \/>\nHz. H\u00fcseyin\u2019in t\u00fcrbed\u00e2r\u0131 oldu\u011fu bilinen bir \u015fahs\u0131n bu beyti rind d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc sebebiyle b\u00f6yle yazd\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir, ancak divan \u015fiirinin yukar\u0131daki temel kavramlar\u0131 yok say\u0131l\u0131rsa ne kadar hak-perest olunabilir? Bu tip yar\u0131m a\u00e7\u0131klamalar maalesef toplumda yanl\u0131\u015f anlamalara neden olmaktad\u0131r.<br \/>\n\u0130nsanl\u0131k i\u00e7in a\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015fman oldu\u011fu bilinen madde ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir t\u00fcrbedar \u015fair taraf\u0131ndan masum, hatta elzem g\u00f6sterildi\u011fini savunmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<br \/>\nA\u015fk, \u015farap, s\u00e2ki, meyhane kavramlar\u0131n\u0131n ilk anlam\u0131 ile tasavvuf\u00ee anlam\u0131 aras\u0131nda olu\u015fturulmu\u015f geni\u015f bir d\u00fczlem vard\u0131r ve \u015fairler bu geni\u015f \u00e2lemde \u00e7ok daha rahat hayal dev\u015firebilmi\u015flerdir; ancak bu hi\u00e7bir zaman ikincil anlam\u0131 g\u00f6rmezden gelerek olmam\u0131\u015ft\u0131r, olamaz. Yukar\u0131da da belirtti\u011fimiz gibi, aksi takdirde \u015eeyh\u00fclislam Yahya Efendi\u2019ye birka\u00e7 yobaz vaiz kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaz; \u0130slam\u2019\u0131n halifesi olan padi\u015fah ba\u015fta olmak \u00fczere t\u00fcm devlet erk\u00e2n\u0131 kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131. Onlar dile getirilen kavramlar\u0131n ne anlama geldi\u011fini \u00e7ok iyi biliyor ve \u015fairi geni\u015f muhayyilesinden dolay\u0131 alk\u0131\u015fl\u0131yorlard\u0131.<br \/>\nS\u00fbf\u00ee yahut Z\u00e2hid Hakk\u0131nda adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda A. Atilla \u015eent\u00fcrk bu hususu \u015f\u00f6yle iki kategoriye ay\u0131rmakta ve ikincil anlam\u0131n g\u00f6z ard\u0131 edilmemesi gerekti\u011fini s\u00f6ylemektedir:<br \/>\n\u201cBilindi\u011fi \u00fczere \u201c\u015farap\u201d insanlar\u0131n tarih boyunca m\u00fcbtel\u00e2 oldu\u011fu, ard\u0131ndan belirli birtak\u0131m k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri de beraberinde getiren ve bu y\u00fczden \u0130slam\u2019da \u201c\u00fcmm\u00fc\u2019l-hab\u00e2\u2019is\u201d [k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin anas\u0131] olarak vas\u0131fland\u0131r\u0131lan haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f bir i\u00e7ecektir. Ancak \u0130slam tarihine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hemen her devrede hem de \u00fcst seviyedeki idareciler ve hatta medreseliler taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015f, nice \u015faire ilham kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Bu durum dindar kesimlerce k\u0131nanarak iki cephe aras\u0131nda ciddi m\u00fcnaka\u015falar vukua gelmi\u015ftir. \u015eiir gelene\u011finde her zaman \u015faraba m\u00fcbtel\u00e2 bir \u00e2\u015f\u0131k rol\u00fcn\u00fc \u00fcstlenen \u015fairlerin, dindar ve muhafazak\u00e2r \u00e7evreleri temsil eden ve kendine kar\u015f\u0131 cephe olu\u015fturan \u201cz\u00e2hid\u201d ile olan meselesi z\u00e2hiren buradan kaynaklan\u0131r. A\u015fk\u0131n hallerini bir t\u00fcrl\u00fc idrak edemeyen bu tip y\u00fcz\u00fcnden rahat\u00e7a i\u00e7emeyecek yahut ard\u0131ndan keyfince \u00e7apk\u0131nl\u0131k edemeyecektir. Bu durumda kendisi i\u00e7in ciddi bir tehlike te\u015fkil eden z\u00e2hide kar\u015f\u0131 elindeki kalemi bir silah gibi kullan\u0131r ve onu var g\u00fcc\u00fcyle h\u0131rpalamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u015eaire g\u00f6re z\u00e2hid tamamen d\u00fcnya menfaatleri y\u00fcz\u00fcnden dindar ge\u00e7inen, asl\u0131nda f\u0131rsat bulduk\u00e7a her t\u00fcrl\u00fc yasaklanan \u015feyi gizlice i\u015flemekten ka\u00e7\u0131nmayan dindar k\u0131yafetli m\u00fcn\u00e2f\u0131kt\u0131r. Tabii bu anlat\u0131lanlarda gerek \u015fair gerekse zahid \u00e2deta tiyatro sahnesine \u00e7\u0131karak \u00f6nceden tespit edilmi\u015f rollerini icr\u00e2 eden birer akt\u00f6r gibi olup b\u00fct\u00fcn bu tasavvurlar konunun ger\u00e7ek hayata y\u00f6nelik maddi cihetini te\u015fkil ederler.\u201d(\u015eent\u00fcrk, 1996:17)<br \/>\nBir tiyatro sanat\u00e7\u0131s\u0131 gibi kendisine verilen rol\u00fc icra eden \u00e2\u015f\u0131k ve z\u00e2hid tabiidir ki ger\u00e7ek hayatta b\u00f6yle bir ki\u015filik de\u011fildir. Bunun pek \u00e7ok \u00f6rne\u011fi vard\u0131r ancak bir tanesini zikretmek yeterlidir: Hayat\u0131 boyunca makam, mevki sahibi olamamaktan \u015fik\u00e2yet eden Nail\u00ee-i Kadim, gazellerinde d\u00fcnyadan el etek \u00e7ekmi\u015f en b\u00fcy\u00fck rinddir.<br \/>\n\u015eimdi yine A. Atilla \u015eent\u00fcrk\u2019\u00fcn ifadesi ile ikincil anlam\u0131 ile a\u015fk, \u015farap, \u00e2\u015f\u0131k, zahid nedir g\u00f6relim:<br \/>\n\u201cMeseleyi edeb\u00ee semboller a\u00e7\u0131s\u0131ndan ele alacak olursak: \u201c\u015earab\u201d\u0131n \u015fiir dilinde ilah\u00ee sevgiyi de i\u00e7ine alacak derecede geni\u015f bir a\u015fk kavram\u0131n\u0131 temsil etmesi yahut sevgililere has baz\u0131 g\u00fczellik unsurlar\u0131n\u0131n ilah\u00ee birtak\u0131m s\u0131fatlar\u0131 sembolize etmesine dayanarak \u201cHak \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131\u201d ve \u201c\u00e2rif\u201d rol\u00fcn\u00fc benimseyen \u015fairler; bu konulara ak\u0131l erdiremeyen ve dini tamamen \u015fekilcilikten ibaret g\u00f6ren z\u00e2hid tipine \u015fiirlerinde olanca g\u00fc\u00e7leri ile h\u00fccum ederler. Onlara g\u00f6re z\u00e2hid tasavvuf yolunu, ilah\u00ee a\u015fk ve tecellileri idrak edememi\u015f, bu meseleleri ink\u00e2r eden z\u00e2hir ehlini temsil eden bir h\u00fcviyet ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u015eairlere g\u00f6re ham bir sofu olan z\u00e2hid \u015faraptan [\u0130lah\u00ee a\u015fktan] anlamaz, meyhaneye [\u0130lah\u00ee a\u015fk\u0131n sunuldu\u011fu derg\u00e2ha] gelmez, meyhaneci [m\u00fcr\u015fid] elinden \u015farab\u0131 i\u00e7emez. Asl\u0131nda i\u00e7mek ister fakat inad\u0131 buna mani olur. Gizli gizli i\u00e7meye ba\u015flar. Nihayet Fuz\u00fbl\u00ee\u2019nin Rind \u00fc Z\u00e2hid\u2019inde oldu\u011fu \u00fczere sonunda meyhane k\u00f6\u015fesinden ayr\u0131lmaz, gece g\u00fcnd\u00fcz i\u00e7er [\u0130lah\u00ee a\u015fk\u0131 idrak eder ve ondan ayr\u0131lmaz]. Daha \u00f6nce sevgilinin y\u00fcz\u00fcne bakamazken cemalini seyretmekten bir an olsun ayr\u0131 kalamaz.\u201d (\u015eent\u00fcrk, 1996:18)<br \/>\n\u015eent\u00fcrk\u2019\u00fcn bu ifadesinden hareketle bizim bu tan\u0131mlar i\u00e7erisinde eksik buldu\u011fumuz nokta \u015fudur: A\u00e7\u0131k ve net olarak, \u00f6zellikle \u201cgazel\u201d naz\u0131m \u015fekli ile yaz\u0131lan \u015fiirlerde \u201ca\u015fk\u201d, \u201c\u015farap\u201d, \u201ckad\u0131n\u201d ve \u201ce\u011flence\u201d kavramlar\u0131 tasavvuf\u00ee anlam\u0131 ile kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, denilmemesi. Bu anlam\u0131n e\u011filip b\u00fck\u00fclmesi gazelin ruhuna ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Bu noktada \u015fairin \u015farap i\u00e7en bir kimse olmas\u0131, gizli gizli i\u00e7iyor olmas\u0131 veya hayat\u0131 boyunca a\u011fz\u0131na \u015farap koymam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur. En m\u00fctedeyyin bir padi\u015fah\u0131n bu kavramlar\u0131 kullanmas\u0131 ile en ayya\u015f bir memurun bu kavramlarla gazel yazmas\u0131 aras\u0131nda bir fark yoktur; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015fair ger\u00e7ek hayat\u0131 ile de\u011fil gelene\u011fin kendisine emretti\u011fi ile hareket etmek zorundad\u0131r.<br \/>\nUnutmamak gerekir ki gazel \u00e2lemi bir ka\u00e7\u0131\u015f yurdudur. \u201cHer \u015feyi s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn\u201d olan bir \u00e2lemdir, her makamdan olan\u0131n e\u015fitlendi\u011fi bir merkezdir. O gazel \u00e2leminde \u015fair olan bir padi\u015fah fakirli\u011fi ile, d\u00fcnyadan elini ete\u011fini \u00e7ekmekle \u00f6v\u00fcn\u00fcr; ayn\u0131 \u015feklide orada \u015fair olan bir k\u00f6le de d\u00fcnyadan elini ete\u011fini \u00e7ekmek ile, fena-fillah ile o \u00e2lemin padi\u015fah\u0131 olur ve bu yoklukta ebed\u00ee varl\u0131k bulur. En \u00fcst makamdan en alt makama kadar herkesin ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bu \u00e2lemde herkes \u201ckesretten kurtuldu\u011fu\u201d oranda, makamlardan s\u0131yr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar manev\u00ee makam sahibi olmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu cazip durum, \u00f6zellikle y\u00fcksek makamlarda nefsine yenilme korkusu ya\u015fayanlar\u0131 gazel \u00e2lemine \u00e7ekmi\u015ftir. D\u00fcnya denilen bu mescitte iman\u0131 kalbine doldurmak i\u00e7in \u00e7abalayan her kul -ister padi\u015fah ister ged\u00e2- \u00f6ncelikle z\u00fchd ve takvaya, a\u015fk \u015farab\u0131na sar\u0131lmal\u0131d\u0131r. O z\u00fchd\u00fcn en ferah ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 yer gazel \u00e2lemidir. Orada, bu d\u00fcnya meyhanesinde, iman dolu kadehler yani kalpler, Allah a\u015fk\u0131 ile doldurulmaktad\u0131r. Bu d\u00fcnya mescidi\/meyhanesi haricinde, kalp kadehinin iman \u015farab\u0131 ile dolaca\u011f\u0131 bir yer yoktur. Allah a\u015fk\u0131 ancak bu d\u00fcnyada kalbe doldurulabilir, \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyaya ge\u00e7enin b\u00f6yle bir \u015fans\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131r. O halde bu d\u00fcnya mescidine bundan sonra meyhane denmesi ve kalplerin a\u015fk \u015farab\u0131 ile Allah a\u015fk\u0131 ile doldurulmas\u0131 en do\u011fru tespittir.<br \/>\nBu kadar ince d\u00fc\u015f\u00fcnen ve yedi y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir gelene\u011fin b\u00f6yle kabul etti\u011fi \u201cgazel \u00e2lemi\u201dni en baya\u011f\u0131 ve a\u00e7\u0131k bir g\u00fcnah olan ger\u00e7ek \u015farapla birlikte g\u00f6stermek bu felsefeye b\u00fcy\u00fck bir ihanet de\u011fil de nedir? Tekrar etmekte fayda vard\u0131r; \u015fairin ger\u00e7ek hayatta ne oldu\u011fu, hangi makam\u0131 i\u015fgal etti\u011fi, \u015farap i\u00e7ip i\u00e7medi\u011fi hi\u00e7 mi hi\u00e7 \u00f6nemli de\u011fildir. Gazel \u00e2leminde a\u015fk, \u015farap, kad\u0131n, saki, e\u011flence, vecd, sarho\u015fluk denildi\u011finde \u015fair y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k bir gelene\u011fi dillendirmektedir. Bundan ba\u015fka birincil anlam\u0131 bu felsefenin i\u00e7ine tek ger\u00e7ek olarak sokmaya \u00e7al\u0131\u015fmak, fenafillaha ula\u015fm\u0131\u015f bir ruha, geri d\u00f6n\u00fcp d\u00fcnyaya tapmas\u0131n\u0131 istemek kadar sa\u00e7ma bir teklifte bulunmakt\u0131r.<br \/>\nMir Hamza Nigar\u00ee de divan\u0131nda s\u0131k s\u0131k a\u015fk, \u015farap, sak\u00ee ve sevgiliden bahseder; yazd\u0131\u011f\u0131 gazellerdeki bu kavramlar\u0131 basit anlamlar\u0131 ile kabul edersek onun b\u00fcy\u00fck bir Nak\u015f\u0131bend\u00ee \u015feyhi oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini g\u00f6rmezden gelmemiz gerekecektir:<br \/>\nLeb-i la\u2018lin temenn\u00e2s\u0131yla yanm\u0131\u015f bagr\u0131 p\u00fcr-h\u00fbnam<br \/>\n\u015ear\u00e2b-\u0131 n\u00e2b-\u0131 la\u2018linden kerem k\u0131l yand\u0131m ey dilber<br \/>\n(Bilgin, 2003: 141)<br \/>\nEy sevgili, k\u0131rm\u0131z\u0131 duda\u011f\u0131n\u0131n hasretiyle, arzusuyla y\u00fcre\u011fi kan dolmu\u015f ba\u011fr\u0131 yan\u0131k bir \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131m; ne olur duda\u011f\u0131n\u0131n saf k\u0131rm\u0131z\u0131 \u015farab\u0131ndan ihsan et, ver; yand\u0131m, yang\u0131n\u0131m\u0131 s\u00f6nd\u00fcreyim.<br \/>\nBu beyti de ilk anlam\u0131 ile kabul edersek \u015fairin kalbindeki yang\u0131n\u0131 s\u00f6nd\u00fcrmek i\u00e7in sevgilisinden k\u0131rm\u0131z\u0131 dudak \u015farab\u0131 istedi\u011fini s\u00f6ylememiz gerekir. Ancak bu kadar basit bir a\u00e7\u0131klama ile b\u0131rak\u0131rsak kimsenin bu a\u00e7\u0131klamadan bir \u015fey anlamayaca\u011f\u0131 a\u015fik\u00e2rd\u0131r. O halde buradaki k\u0131rm\u0131z\u0131 dudak nedir, p\u00fcr-h\u00fbn nedir, \u015farab-\u0131 nab nedir bilmek ve as\u0131l anlam\u0131yla beyti \u00e7\u00f6zmek gereklidir. Aksi takdirde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz gen\u00e7li\u011fi bu beyitten ve bunun gibi y\u00fczlerce beyitten \u015fairlerin sevgiliyi \u00f6pmek i\u00e7in de\u011fi\u015fik fanteziler hayal etti\u011fini zannedeceklerdir.<br \/>\nBu beyitte s\u00f6ylenmek istenen as\u0131l ger\u00e7ek \u015fudur: \u201cEy Allah\u2019\u0131m, senin sonsuz hayat bah\u015feden, Firdevs-i a\u2018l\u00e2ya kavu\u015fturan ve senin cemalini seyretme mutlulu\u011fu veren hayat \u00f6p\u00fcc\u00fc\u011f\u00fcne o kadar istek duyuyorum ki i\u00e7im bu ac\u0131 ile kan dolmakta, bu hasret ile yan\u0131p tutu\u015fmaktad\u0131r. Ne olur ey dilber, ey Allah\u2019\u0131m, bana o duda\u011f\u0131n\u0131n saf k\u0131rm\u0131z\u0131 \u015farab\u0131ndan, \u00e2b-\u0131 hayattan ver, sonsuz iman\u0131 ver. Bana \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck bah\u015feden iman mutlulu\u011funu ver. \u0130\u00e7ime a\u015fk \u015farab\u0131n\u0131, iman\u0131 doldur da sana kavu\u015fabileyim.\u201d<br \/>\nBir \u015feyhin s\u00f6z\u00fcn\u00fc yanl\u0131\u015f anlayabiliriz; ancak tam tersi bir anlam verirsek her halde hakk\u0131 teslim etmi\u015f olmay\u0131z.<br \/>\nBir beytinde de Hamza Nigar\u00ee bug\u00fcn\u00fcn edebiyat ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131 da kast eder gibi vaize \u00e7atmaktad\u0131r: Onlar \u201c\u015farab\u0131n \u00f6zelliklerini\u201d bildikleri halde bir t\u00fcrl\u00fc s\u00f6ylemezler, inat ederler. Pekiyi nedir \u015farab\u0131n evsaf\u0131, tabii ki \u201c\u015feksiz, riyas\u0131z Allah a\u015fk\u0131 ile dolmakt\u0131r\u201d.<br \/>\n\u015ear\u00e2b-\u0131 n\u00e2b\u0131n evs\u00e2f\u0131n dimez v\u00e2\u2018iz h\u00fcveyd\u00e2d\u0131r<br \/>\nGe\u00e7\u00fcp d\u00een-i m\u00fcb\u00eenden kim yalan s\u00f6yler \u2018in\u00e2d eyler<br \/>\n(Bilgin, 2003: 137)<br \/>\nSaf \u015farab\u0131n \u00f6zelliklerini a\u00e7\u0131k\u00e7a bildi\u011fi halde vaiz bir t\u00fcrl\u00fc s\u00f6ylemez. Ger\u00e7ek dinden vazge\u00e7ip s\u00fcrekli yalan s\u00f6yler, inat eder.<br \/>\nYukar\u0131da dedi\u011fimiz gibi ger\u00e7ek iman; \u015feksiz, \u015f\u00fcphesiz, riyas\u0131z bir \u015fekilde Allah\u2019a y\u00f6nelmektir. Oysa pek \u00e7ok insan ibadeti bile cennet kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nda de\u011fildir. Yani bir hesap, kitap i\u015fi olarak g\u00f6rmektedir iman\u0131. Ancak vaiz bu ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn fark\u0131ndad\u0131r, a\u015fk \u015farab\u0131n\u0131n kalbe dolan tertemiz, hilesiz, \u015feksiz iman oldu\u011funu bilmektedir; fakat inat ile bunu kabullenmemekte ve ink\u00e2r etmektedir. \u015eair kendisinin Allah a\u015fk\u0131 ile dolu bir kalbe sahip oldu\u011funu, bu kalp kadehini s\u00fcrekli a\u015fk \u015farab\u0131, yani Tanr\u0131 a\u015fk\u0131yla\/imanla dolu tuttu\u011funu s\u00f6ylemektedir. \u0130\u015fte \u015farab\u0131n evsaf\u0131\/\u00f6zelli\u011fi budur; ancak vaiz bu ger\u00e7e\u011fi bir t\u00fcrl\u00fc kabul etmemektedir.<br \/>\n\u015earap konusunda s\u00f6z yar\u0131m b\u0131rakan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar da kafalarda soru i\u015faretlerini b\u0131rakt\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131nda de\u011fildirler. Ayn\u0131 vaiz gibi onlarda \u201c\u015farab\u201d\u0131n as\u0131l evsaf\u0131n\u0131 bilmekte ancak bir t\u00fcrl\u00fc s\u00f6z\u00fcn tamam\u0131n\u0131 s\u00f6ylememektedirler.<br \/>\nMuhammed Nur Do\u011fan bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda bu kavram\u0131n ne anlamda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k ve net izah etmi\u015ftir. Bak\u0131n\u0131z bahis konusu olan \u00e7al\u0131\u015fmada, ara\u015ft\u0131rmac\u0131 dudak, tevhit, s\u00f6z b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u015farab\u0131 nas\u0131l anlat\u0131yor:<br \/>\n\u201cDivan \u015fiirinde \u015farab\u0131n mecaz olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir unsur da sevgilinin duda\u011f\u0131d\u0131r. A\u015fk kavram\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz mecaz-hakikat, yani be\u015fer\u00ee ve il\u00e2h\u00ee ikilemi dudak kavram\u0131nda da kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. K\u0131rm\u0131z\u0131 rengi ve tuzlu veya \u015fekerli tad\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u015faraba benzetilen sevgilinin duda\u011f\u0131; insan\u0131 kendisinden ge\u00e7irici etkisi ile Tanr\u0131\u2019n\u0131n ruhlara hitab\u0131 i\u00e7in; varl\u0131\u011f\u0131n v\u00fccuda geli\u015fine neden olan a\u015fk-\u0131 mutlak\u0131 ifade etmesi sebebiyle de tevhid i\u00e7in bir mecaz olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc asl\u0131nda a\u015fk-\u0131 mutlak yahut a\u015fk-\u0131 z\u00e2t\u00ee, varl\u0131\u011f\u0131n birli\u011finin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n temel sebebidir. Yani a\u015fk, mutlak birlik (tevhit) bilincinin temelinde bulunan as\u0131l unsurdur. B\u00f6ylelikle sevgilinin duda\u011f\u0131 \u00f6nce \u015faraba benzetilmi\u015f; bunun ard\u0131ndan, kelam ve tevhit i\u00e7in bir sembol olarak kullan\u0131lmak suretiyle kat kat metafor yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r\u201d (Do\u011fan, 2012: 75)<br \/>\nSon olarak bak\u0131n\u0131z, \u015eirv\u00e2n\u00ee-z\u00e2de Mehmed R\u00fc\u015fd\u00ee Pa\u015fa bir gazelinde a\u015fk, \u015farap, meyhane hakk\u0131nda neler s\u00f6ylemektedir:<br \/>\nDil ne\u015fve-y\u00e2b-\u0131 \u2018a\u015fk idi meyh\u00e2ne yo\u011f iken<br \/>\nMest-i \u015far\u00e2b-\u0131 feyz idi peym\u00e2ne yo\u011f iken<br \/>\n(Hakverdio\u011flu, 2018)<br \/>\n\u201cG\u00f6n\u00fcl a\u015fk\u0131n ne\u015fesini biliyordu daha meyhane yok iken ve feyz \u015farab\u0131n\u0131n sarho\u015fuydu daha hen\u00fcz kadeh yok iken.\u201d<br \/>\n\u0130smail Siraceddin \u015eirv\u00e2n\u00ee adl\u0131 Azerbaycan g\u00f6\u00e7meni, Kafkasya\u2019n\u0131n Nak\u015fibend\u00ee tarikat\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck temsilcisi, Amasyal\u0131 bir \u015feyhin o\u011flu olan bu sadrazam, acaba ne demek istemi\u015ftir?<br \/>\nBu d\u00fcnya denilen meyhane, Allah a\u015fk\u0131n\u0131 kalplere dolduran mek\u00e2n kurulmadan, d\u00fcnya yarat\u0131lmadan benim g\u00f6nl\u00fcm a\u015fktan, Allah a\u015fk\u0131ndan haberdard\u0131. Yani benim g\u00f6nl\u00fcm k\u00e2lu bel\u00e2dan beri m\u00fcmindir. Ayr\u0131ca yine benim g\u00f6nl\u00fcm daha d\u00fcnyada peymane\/kadeh yarat\u0131lmadan \u00f6nce feyz \u015farab\u0131n\u0131n sarho\u015fuydu.<br \/>\nYani Bak\u00ee gibi,<br \/>\nEzelden \u015f\u00e2h-\u0131 \u2018a\u015fk\u0131n bende-i ferm\u00e2n\u0131yuz c\u00e2n\u00e2<br \/>\nMuhabbet m\u00fclk\u00fcn\u00fcn sult\u00e2n-\u0131 \u2018\u00e2l\u00ee-\u015f\u00e2n\u0131yuz c\u00e2n\u00e2<br \/>\n(K\u00fc\u00e7\u00fck, 1994: 109)<br \/>\ndemektedir.<br \/>\nGazelin hayal \u00e2leminde, baki\/ger\u00e7ek olan bir d\u00fcnya hayal eden \u015fair, orada her \u015feyi s\u00f6yleyebilmektedir; ancak bu s\u00f6zler fani \u00e2lemdeki anlamlar\u0131ndan \u00e7ok daha ba\u015fka boyutlardad\u0131r. Hi\u00e7 kimse bu tip \u015fiirlerdeki remizleri \u201cBu s\u00f6zlerin alt\u0131nda \u015fairin rint yap\u0131s\u0131n\u0131n bir yans\u0131mas\u0131 olarak \u015farap dahi i\u00e7ebildi\u011fi temi gizlidir.\u201d dememelidir. Bu gibi ifadeler lise gen\u00e7li\u011fine gazeli tan\u0131t\u0131rken kullan\u0131l\u0131rsa yukar\u0131da anlatt\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n hi\u00e7bir de\u011feri kalmaz. \u201cKlasik edebiyatta eser veren \u015fah\u0131slar ister \u015feyh\u00fclislam ister esnaf isterse padi\u015fah olsun \u015farab\u0131 klasik edebiyat gelene\u011fi \u00e7er\u00e7evesinde \u015fiirlerinde i\u015flemeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r.\u201d (Sava\u015fkan, 2016:54). \u0130\u015fte bu gelenek de yukar\u0131da anlat\u0131lan hususlardan ibarettir.<br \/>\n3.\tSonu\u00e7 ve \u00d6neriler<br \/>\nSonu\u00e7 olarak \u015funu belirtmeliyiz ki gazeli lise kitaplar\u0131 i\u00e7in yeniden tan\u0131mlamak ve eski tan\u0131m\u0131 t\u00fcm kitaplardan silmek gerekmektedir.<br \/>\nGazel, a\u015fk\u0131, yani mec\u00e2z\u00ee sevgiden ilah\u00ee sevgiye giden en kutsal duyguyu anlatan bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nGazel, \u015farab\u0131, yani insan\u0131 mutluluktan sarho\u015f eden Allah a\u015fk\u0131n\u0131 anlatan bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nGazel, s\u00e2k\u00eeyi, yani Allah a\u015fk\u0131n\u0131 kadeh kadeh insan\u0131n kalbine dolduran g\u00fczeli, anlatan bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nGazel, kadehi, yani insan\u0131n Allah taraf\u0131ndan verilmi\u015f en de\u011ferli uzvu, kalbini; Allah\u2019\u0131n tecelli etti\u011fi tek yeri anlatan bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nGazel, \u015fairin makam\u0131, mevkii ne olursa olsun kendisini yokluk \u00fclkesinin padi\u015fah\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ve benlikten s\u0131yr\u0131lman\u0131n mutlulu\u011funu ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir \u00e2lemin ad\u0131d\u0131r.<br \/>\nGazel, ger\u00e7ek \u00e2lem denilen fakat f\u00e2n\u00ee olandan; mecaz \u00e2lemi denilen fakat b\u00e2k\u00ee olana ka\u00e7\u0131\u015f\u0131n \u015fiiridir.<br \/>\nGazel, sevgiliyi, yani Allah\u2019\u0131, Firdevs-i a\u2019l\u00e2da g\u00f6rece\u011fi g\u00fcn\u00fc hayal edip duran \u015fairin g\u00f6zya\u015flar\u0131 i\u00e7inde inlemesinin kelimelere d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f halidir.<br \/>\nGazel, divan \u015fiirinin en g\u00fczel bulunan ve en \u00e7ok tercih edilen \u015fiir \u015feklidir.<br \/>\nGazel, Nedim de yazsa, Fuz\u00fbl\u00ee de yazsa; Muhibb\u00ee de yazsa, Z\u00e2t\u00ee de yazsa ayn\u0131 ve e\u015fit d\u00fcnyay\u0131 terenn\u00fcm etmenin mutlulu\u011funu \u015faire hissettiren bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nGazel, dillere pelesenk olmu\u015f, atas\u00f6z\u00fc haline gelmi\u015f binlerce m\u0131sra-\u0131 bercestenin kayna\u011f\u0131 olan bir naz\u0131m \u015feklidir.<br \/>\nO halde gazelin yeni ve kapsaml\u0131 tan\u0131m\u0131 \u015f\u00f6yle yap\u0131lmal\u0131 ve Milli E\u011fitim Bakanl\u0131\u011f\u0131 kitaplar\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere t\u00fcm edebiyat kitaplar\u0131nda bu \u015fekli ile kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r: \u201cGazel, divan edebiyat\u0131n\u0131n en sevilen, en \u00e7ok yaz\u0131lan ve bu oranda insan\u0131n her t\u00fcrl\u00fc duygusuna terc\u00fcman olan bir naz\u0131m \u015feklidir. Bu naz\u0131m \u015feklinde a\u015fk denildi\u011finde as\u0131l anlam olarak Allah a\u015fk\u0131; \u015farap denildi\u011finde Allah sevgisini kalbe dolduran her t\u00fcrl\u00fc g\u00fczellik, iman; kadeh denildi\u011finde Allah a\u015fk\u0131n\u0131n damla damla doldu\u011fu ve Allah\u2019\u0131n nazar etti\u011fi tek yer olan insan\u0131n kalbi; s\u00e2k\u00ee denildi\u011finde kalp kadehine Allah sevgisini\/a\u015fk\u0131n\u0131 kelime kelime, damla damla dolduran g\u00fczel; e\u011flence denildi\u011finde Allah a\u015fk\u0131 ile cezbeye gelme ve sevgili (kad\u0131n) denildi\u011finde as\u0131l anlam olarak Allah kast edilir.\u201d<\/p>\n<p>KAYNAK\u00c7A<br \/>\nAKY\u00dcZ, Kenan (2000).  Fuz\u00fbl\u00ee Divan\u0131, Ak\u00e7a\u011f, Ankara.<br \/>\nB\u0130LG\u0130N, Azmi (2003). Div\u00e2n-\u0131 Seyyid Nig\u00e2r\u00ee, Mir Hamza Nig\u00e2r\u00ee, Kule \u0130leti\u015fim Hizmetleri, \u0130stanbul.<br \/>\nCENG\u0130Z, Halil Erdo\u011fan (1983). Divan \u015eiiri Antolojisi, Bilgi Yay\u0131nevi, Ankara.<br \/>\nD\u0130L\u00c7\u0130N, Cem (2011). Divan \u015eiirinde Gazel, T\u00fcrk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi, T\u00fcrk \u015eiiri Divan \u015eiiri \u00d6zel Say\u0131s\u0131, Ankara.<br \/>\nDO\u011eAN, Muhammet Nur (2011). Fatih Divani ve \u015eerhi, Yelkenli, \u0130stanbul.<br \/>\nDO\u011eAN, Muhammet Nur (2012). \u201cDivan \u015eiirinde \u2018\u015earap\u2019 Metaforlar\u0131\u201d, \u0130stanbul \u00dcniversitesi Edebiyat Fak\u00fcltesi T\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 Dergisi 38: 68-86.<br \/>\nG\u00d6LPINARLI, Abd\u00fclbaki (1988). \u015eeyh Galip Divan\u0131\u2019ndan Se\u00e7meler, MEB Yay\u0131nlar\u0131, Ankara.<br \/>\nHAKVERD\u0130O\u011eLU, Metin (2018). http:\/\/molekuleredebiyat.com\/?p=522 (Al\u0131nt\u0131 tarihi: 09.03.2018).<br \/>\nKAVRUK, Hasan (2001). \u015eeyh\u00fclislam Yahya Divan\u0131, MEB Yay\u0131nlar\u0131, Ankara.<br \/>\nK\u00dc\u00c7\u00dcK, Saadettin (1994). Baki Div\u00e2n\u0131, T\u00fcrk Dil Kurumu Yay\u0131nlar\u0131, Ankara.<br \/>\nMAZIO\u011eLU, Hasibe (1956). Fuz\u00fbl\u00ee-H\u00e2f\u0131z \u0130ki \u015eair Aras\u0131nda Bir Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma, T\u00fcrk Tarih Kurumu Bas\u0131mevi, Ankara.<br \/>\nSAVA\u015eKAN, Cem Bahad\u0131r (2016). \u201c\u015eeyh\u00fclislam Bir \u015eairde \u015earap Kavram\u0131: \u015eeyh\u00fclislam Yahya Bey\u2019in Dis\u00fcnler Redifli Gazeli\u201d, Uluslararas\u0131 Sosyal Ara\u015ft\u0131rmalar Dergisi, C. 7, Say\u013130.<br \/>\nSAVA\u015eKAN, Cem Bahad\u0131r (2014). Divan Edebiyat\u0131nda \u015earap ve \u015earapla \u0130lgili Unsurlar, Kitabevi, \u0130stanbul.<br \/>\n\u015eENT\u00dcRK, Ahmet Atilla (1996). Kl\u00e2sik Osmanl\u0131 Edebiyat\u0131 Tiplerinden S\u00fbf\u00ee yahut Z\u00e2hid Hakk\u0131nda, Enderun Kitapevi, \u0130stanbul.<br \/>\nTARLAN, Ali Nihat (1998). Fuz\u00fbl\u00ee Divan\u0131 \u015eerhi, Ak\u00e7a\u011f, Ankara.<br \/>\nYILMAZ, Aylin ve Hidayet Ba\u015faran  (2017) Orta\u00f6\u011fretim T\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 10 Ders Kitab\u0131, Biryay, Ankara.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>GAZEL\u0130N TANIMI \u00dcZER\u0130NE YEN\u0130DEN D\u00dc\u015e\u00dcNMEK Metin HAKVERD\u0130O\u011eLU G\u0130R\u0130\u015e T\u00fcrk gen\u00e7li\u011fi ad\u0131na y\u0131llard\u0131r gazel, \u201ca\u015fk, \u015farap, kad\u0131n ve e\u011flence\u201d \u015fiiri olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Acaba bu tan\u0131mla kar\u015f\u0131la\u015fan gen\u00e7 nesil bu naz\u0131m \u015feklini do\u011fru alg\u0131layabiliyor mu? Bu tan\u0131mda ge\u00e7en a\u015fk\u0131, \u015farab\u0131, kad\u0131n\u0131 ve &hellip; <a href=\"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/?p=890\">Okumaya devam et <span class=\"meta-nav\">&rarr;<\/span><\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-890","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-makalelerim"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/890","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=890"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/890\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":891,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/890\/revisions\/891"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=890"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=890"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/molekuleredebiyat.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=890"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}