AMASYA ŞİİRİ (HÜSEYİN HÜSAMEDDİN)

HÜSEYİN HÜSAMEDDİN YASAR’IN
AMASYA ŞİİRİ

Hüseyin Hüsameddin bu şiiri ilk ciltte Amasya’yı tanıtırken kendisi kaleme almış ve bir Amasya şehrengizi
denemesi yapmıştır.

Mefûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün

Etdikçe tecellî dile envâr-ı Amasya
Şevkile yakar kalbimi bir nâr ı Amasya
Çeşmimde döner eşk i şerer bâr ı Amasya
Kalbimde durur hasret i dîdâr ı Amasya

Bu şehri yapan devr i evâ’ilde Amîs’dir
Derler ki Amâsîs’e dahi nâmı enîsdir
Şâ’ir dedi Elmâsiye’den hazfi selîsdir
Elmâsı çıkarmış gibi ahcâr ı Amasya

Cennet gibidir sûy ı cenûbunda Çakallar
Gûyâ ki beşikdir yed i Kudret onu sallar
Meşşâta i eyyâm ı bahâr vechini allar
Bir la’le döner nâzıra ruhsâr ı Amasya

Sağında bunun Karakaya cennet i diğer
Bir hûb ferîdin iki ruhsârına benzer
Yıldız gibi ezhâr ile mestûr serâser
Bunlardan alır hep suyu gülzâr ı Amasya

Eyler iki menba’ buranın zevkini ikmâl
Gûyâ ki biri âb ı zülâl ü biri selsâl
Bir menba’ı yapmış Kaya Paşa gibi mifzâl
Diğer Acem Ağa gibi mi’mâr ı Amasya

Cennât ı cihânın burası sanki ecelli
Şehzâdelere olmuş idi sayd mahalli
Enzâra olur “Köşklü Kaya”dan bu da belli
Bir merkez i sultân iken aktâr ı Amasya

En sonra Çakalzâdelere kısmet i evfer
Oldu buradan hîn i teferrukda müyesser
Şimdi orası bunların adı ile eşher
Etdi bunu tahkîk perestâr ı Amasya

Garbında bunun kûh ı celî şöhre i Ferhâd
Gûyâ eser i aşk ile vermiş ana bünyâd
Rûmîler onun dâmenine “Veng” demiş ad
Lâkin budur u’cûbe i ahbâr ı Amasya

Maşrık tarafı bir cebel i şâhık ı mesmûr
Zencîrli Kaya nâmı ile âleme meşhûr
Zencîri onun on sene evvel idi manzûr
Hayretle bakardı ana ebsâr ı Amasya

Bâlus Kayası şarka uzanmış bu kayadan
Bulmuş eteği feyz ü şeref sun’ ı Hudâ’dan
Âlîdir onun menkabesi medh u senâdan
Zîrâ burada müstetir ebrâr ı Amasya

Üstünde sarây ı şeref âbâd kadîmdir
İşte burası mevlid i Sultân Selîm’dir
Bir kışla vü mekteb ile umrânı azîmdir
Bunlarla teceddüd eder edvâr ı Amasya

Yanında Soğuk Çeşme ki bir bâğ ı İrem’dir
Hoş manzaradır lutf ı hevâ dâfi’ i gamdır
Tesnîm gibi âbı dahi bir fazl ı ni’amdır
Vermiş buraya behceti dâdâr ı Amasya

Bir kal’a i müstahkemedir semt i şimâli
Âsâr ı girân mâye i eslâf ile mâlî
Şimdi ise ümrân u sükûndan içi hâlî
Gûyâ siper i dâfi’ i peygâr-ı Amasya

Envâ’ ı sanâyi’ ile enzârda mümtâz
Ankâ gibi germiş kanadın etmede pervâz
Şâhîn gibi semt i feleğe doğru ser efrâz
Olmuş bu vakâr ile nigeh dâr ı Amasya

Derler ki bunu “Harşene”dir eyleyen inşâ
Etmiş ona kendi adını sonradan i’tâ
Yapmış burayı kendisine mesken i zîbâ
Bu kal’a yüzünde görülür gâr ı Amasya

Vustâda Cilanbolu dahi hayreti câlib
Her bir tarafında görülür türlü garâ’ib
Mecrâ vü musab da ne ma’lûm u ne gâ’ib
Âbı sayılır efdal i âbâr ı Amasya

Bir merkez i mahfûz kralı idi evvel
Pon şâhları kâ’id i taht oldu müselsel
Romalılara etdi yedi harb i mükemmel
Bunlar ile ma’lûm olur etvâr ı Amasya

Bu şâhların dahmesi olmuşdu mağârât
Ecsâdını hep sonra duhûr eyledi târât
Bir vakt rehâbîne olup cây ı riyâzât
Şimdi ise boş mahzen i ekdâr ı Amasya

Etdi ümerâ kal’ayı kerrât ile tecdîd
Selçûk neseb Şâh Kubâd eyledi teşyîd
Lâkin bunu da kerr i zamân eyledi tebdîd
Etmişdi vatan burcunu dizdâr ı Amasya

Sağında bunun türbe i Şirvânî i Kâmil
Kandîl i hüdâ feyz i Hudâ nûr ı fezâ’il
Yanında yatar Hazret i Îsâ gibi fâzıl
Etrâfı bütün kümmel ü ahyâr ı Amasya

Solunda dahi makbere i Hazret i Cû’î
Feyzin buradır mebde’ i pür zevk i tulû’ı
Bulmuş buralar nâm ı kerîmiyle şuyu’ı
Hakkâ buradır mecma’ ı esmâr ı Amasya

Kelkis idi evvel buranın nâm ı kadîmi
Tezyîn ediyor bahçesini bâd ı nesîmi
Erbâb ı tenezzüh alıyor feyz i amîmi
Ezvâkı burada bulur efkâr ı Amasya

Mağrib tarafı kûh ı refî’ i Karamânî
Olmuş eteği Akbilek’e cây ı emânî
Tefsîr ile takvâda alem pîr i zamânî
Kudsî şiyem ü mefhar i ethâr ı Amasya

Boydan boya bir manzara i hûr likâdır
Müstağrak ı envâr ı füyûzât ı Hudâ’dır
Her bir tarafı bâğ ı İrem zevk fezâdır
Hep bunları sîrâb eder enhâr ı Amasya

Her vakte göre meyveleri kâmil ü mebzûl
Her meyvesinin ta’mı bütün dehrde makbûl
Elması hedâyâ olarak her yere mersûl
Her beldede meşhûrdur esmâr ı Amasya

Her mevsiminin bir şeref ü izzeti vardır
Her bahçesinin bir tarab u behceti vardır
Her goncasının hande i ulviyyeti vardır
Bülbülleri giryân eder ezhâr ı Amasya

Yüzlerce mülûk u ümerâ himmeti görmüş
Pek çok eser i lutf u refâhiyyeti görmüş
Şâyân olacak kadrine bir hürmeti görmüş
Takdîr kılınmış yine mikdâr ı Amasya

Yüzlerce mülûk u ümerâ himmeti görmüş
Pek çok eser i lutf u refâhiyyeti görmüş
Şâyân olacak kadrine bir hürmeti görmüş
Takdîr kılınmış yine mikdâr ı Amasya

Her devresi bir silsile i aşk u cünûndur
Her bir deresi dolmuş onun eşk ile hûndur
Her gûşesi bin medfen i erbâb ı fünûndur
Aktâra bütün münteşir ezkâr ı Amasya

Her gûşe i feyzinde birer âşık ı şeydâ
Her kûy ı kemâlinde birer şâ’ir i dânâ
Her zerre i hâkinde biner feyz hüveydâ
Mestûr ı kütübdür nice eş’âr ı Amasya

Toprağı edilmiş ezelî aşk ile tahmîr
Hem cevher i hüsn etmiş onun zâtını tenvîr
Her san’at u dânişde yetişdirdi meşâhîr
İbrâz ı fezâ’il eder ahrâr ı Amasya

Gelmiş nice meczûb ı İlâhî nice müştâk
Çıkmış oradan dehre nice kâmil ü uşşâk
Gûyâ burada olmuş idi âlem i mîsâk
Pür feyz ü himem zâviyedir dâr ı Amasya

Her bir ciheti medrese i ilm ü edebdir
Erbâb ı zekâ feyzine i’lâ yı sebebdir
Makbûl i ümem melce’ i ashâb ı talebdir
Medhûl olur elbette dilâzâr ı Amasya

Âlemde mülûk u ümerâya vatan olmuş
Yüzlerce sudûr u vüzerâya vatan olmuş
Binlerce şüyûh u ulemâya vatan olmuş
Fikr et ki geçirmiş neler a’sâr ı Amasya

Lâyık mı ki bu menba’ ı ahyâr ola mechûl
Her fâzılı bir gûşe i nisyânda mahmûl
Lâyık mı ki şu menbit i ebrâr ola mezhûl
Mübhem kala dehr içre şu esrâr ı Amasya

Bu fikr ile sarf eyledi çok sa’y i mükemmel
Cem’ eyledi akvâl u rivâyâtı müseccel
Tahkîk ile yazdı ona târîh i mufassal
Asrî gibi bir hâdim i fahhâr ı Amasya

Evvel buranın nâmına derler idi Fârnak
Vermekde harâbât ı kadîme ona revnak
Yapmışdı selâtîn orada kasr ı Havernak
Söyler bunu bir şâhid i sâlâr ı Amasya

Bu yazı Makalelerim kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.